Son Kelimeler

Halil İnalcık Kimdir, Halil İnalcık Hayatı

Sponsorlu Bağlantılar

Halil İnalcık Biyografisi «TIKLA»

tarihçi, akademisyen 29 Mayıs 1916 tarihinde İstanbul’da doğdu. Balıkesir Muallim Mektebini bitirdi. 1935 yılında Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi Yeni Çağ Tarihi Bölümü’nde yükseköğrenimine başladı. 1942 yılında Tanzimat ve Bulgar Meselesi adlı doktora tezini verdi. Uzun yıllar aynı fakültede Osmanlı ve Avrupa tarihi üzerine dersler verdi. Sonra 1972 yılında Chicago Üniversitesi Tarih Bölümüne Osmanlı Tarihi Üniversite Profesörü olarak davet edildi. 1973 yılında meşhur kitabı The Ottoman Empire The Classical Age 1300-1600 yayınlandı. Yurtiçi ve dışında çeşitli üniversitelerden fahri doktora payeleri aldı. 1993 yılında Bilkent Üniversitesine davet edildi ve burada Tarih Bölümü’nü kurdu. Bilkent Üniversitesi Osmanlı Tarihi Bölümünde yüksek lisans ve doktora ögrencilerine seminer dersleri verdi. ESERLERİ: •The Ottoman Empire, The Classical Age, 1300-1600, London, 1973 •Studies in Ottoman social and economic history, London, 1985 •The Middle East and the Balkans under the Ottoman Empire, Bloomington, 1993 •Süleyman the second and his time, Istanbul, 1993 •An Economic and Social History of the Ottoman Empire (Donald Quataert ile birlikte), Cambridge, 1994 •From empire to republic: essays on Ottoman and Turkish social history, Istanbul, 1995 •Sources and studies on the Ottoman Black Sea, Cambridge, 1995 •History of Humanity (editor, Peter Burke ile birlikte), 1999 •Ottoman Civilization (Gunsel Renda ile birlikte), Ankara, 2003 •Essays in Ottoman History , Eren Yayıncılık •Makaleler 1: Doğu Batı, Doğu Batı Yayınları, 2005 •Fatih devri üzerinde tetkikler ve vesikalar, Ankara, 1954 •Osmanlıda Devlet, Hukuk, Adalet, Eren Yayıncılık, 2000 •Osmanlı İmparatorluğunun Ekonomik ve Sosyal Tarihi Cilt 1/1300-1600, Eren Yayıncılık, Prof. Dr. Donald Quataert ile, 2001 •Osmanlı İmparatorluğunun Ekonomik ve Sosyal Tarihi Cilt 2 / 1600-1914, Eren Yayıncılık, 2004 •Osmanlı İmparatorluğu - Toplum ve Ekonomi, Eren Yayıncılık •Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ (1300-1600), Yapı Kredi Yayınları, 2003 •Tanzimat ve Bulgar Meselesi, Eren Yayıncılık •ABD Tarihi, Allan Nevins/ Henry Steele Commager (çeviri) Doğu Batı Yayınları, 2005 •Şair ve Patron, Doğu Batı Yayınları, 2003 •Balkanlar, (Prof. Dr. Erol Manisalı ile) •Atatürk ve Demokratik Türkiye , Kırmızı Yayınınları ( 1.Baskı: Temmuz 2007 - 2.Baskı: Aralık 2007 ) •Devlet-i Aliyye (1.Baskı: 2009) •Kuruluş - Osmanlı Tarihini Yeniden Yazmak •OSMANLILAR, Fütühat ve Avrupa İle İlişkiler HAKKINDA YAZILANLAR Tarihçilerin Kutbu Halil İnalcık Kitabı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları İstanbul 2005 DÜNYACA TANINMIŞ TARİHÇİMİZ HALİL İNALCIK Bilim ve Teknik s.357 Gökhan Tok Osmanlı-Türk tarihi büyük bir tarih; aynı zamanda en çok saptırılmış bir tarih. Milletimiz bu tarihin gerçeklerini dünyaya tanıtacak bir tarihçiyi çoktandır beklemekte idi. Prof. Dr. Halil İnalcık işte bu beklenilen tarihçidir. DÜNYACA ÜNLÜ tarihçimiz Halil İnalcık’ın yaşam öyküsünü öğrenmek için hayli gerilere gidip, 1905 yılından başlayabiliriz. Rus-Japon savaşının sürmekte olduğu bu tarihlerde İnalcık’ın babası Seyit Osman Nuri , vatanı Kırım’ı terkeder ve İstanbul’a gelir. Seyit Osman bir süre kolonya imalathanesi işletir. Bir dönemin ünlü Osman Nuri kolonyalarını o çıkarmıştır. Bahriye binbaşılarından Seyit Osman’ın kızı ile evlenmeye karar verir. “Babam 1930 yılında annemden ayrıldı ve Mısır’a gidip yerleşti, orada bir dükkân açtı. Türk malları satıyordu. 1934 yılında orada öldü.” Halil İnalcık, 26 Mayıs 1916 yılında İstanbul’da dünyaya gelir. Savaşlarla geçen bir dönem yaşar çocukluğunda. Milliyetçi bir Türk olan babası, Atatürk’ün Sakarya Meydan Savaşı’nı kazanmasına o kadar sevinir ki “Zafer-i Milli” adında bir şekerleme çıkarmaya başlar. Aile 1924 yılında Gazi’nin Ankara’sına geçer ve burada yerleşir. Küçük Halil, ilkokulu burada, Gazi İlkokulu’nda okur. “Bütün inkılapları orada yaşadım. Şapka inkılabı olmadan önce biz çocuklar kalpak giyerdik. Şapka inkılabından sonra okulda kalpaklarımızı yere çaldığımızı hatırlıyorum.” Halil İnalcık yeni harflere geçişi de ilkokulun dördüncü sınıfındayken yaşar. Arapça ve Farsça kurallara göre eski yazı okumuş olması, ileride tarihçi olduğunda çok işine yarayacak, eski belgeleri okumasına olanak verecektir. Çocukluğundaki anılardan biri de Ulus Meydanı’ndaki heykelle ilgilidir. “Ulus Meydanı’ndaki abidenin açılışına biz okulca götürülmüştük. Atatürk heykelinin açılışında bir nutuk verme görevi bana ve bir öğrenciye daha verilmişti. O nutkun hazırlanmasına babam karıştı; nutka bir takım Arapça kelimeler ilave ettiği için hoca görevi bana değil öbür çocuğa verdi. Ulus heykelinin bende böyle bir anısı vardır, bunu hiç unutmam.” İnalcık’ın soyadı, ileride bir tarihçi olacağını işaret edercesine tarihten alınmış bir isimdir. “Soyadı kanunu çıktığı zaman herkesin belli bir soyadı alması gerekiyordu. Belli bir zaman içinde seçtiğiniz adı nüfus memuruna bildirmeniz gerekiyordu. Vakit geçtiği takdirde nüfus memuru istediği adı size verebiliyordu. O, bizim için İnalcık adını seçmiş. İyi bir şans sonucu İnalcık tarihte meşhur bir adamdır; Harzemşahlar’ın Maveraünnehir’deki valisi idi. İnalcık, Cengiz Han’ın İslam dünyasına saldırmasına neden olmuştur. Moğolistan’dan gelen bir kervanı yağmalamasaydı Cengiz Hanİslam dünyası üzerine saldırmayacaktı.” Babası aileyi bırakıp Mısır’a yerleştiği için Halil İnalcık’a annesi bakar. Ortaokulda biraz haylaz bir çocuk olduğu için yatılı olarak Sivas Öğretmen okulu’na verilir. 1932 yılında ise Balıkesir Necatibey Öğretmen Okulu’na nakledilir. “Orada biz bir manastırdaymış gibi sabahın erken saatlerinde kalkar, çalışmaya başlardık. Hocalarımız çok seçkin insanlardı. Mesela bunlardan fizik hocamız Nusret Kürkçüoğlu sonradan İstanbul Üniversitesi’nde profesör oldu; edebiyat hocam ise ünlü edebiyat tarihçisi Abdülbaki Gölpınar idi.” Öğretmen okulundan mezun olduktan sonra Halil İnalcık’ın önünde öğretmen olmaktan başka bir yol yok gibi görünmektedir. 1935 yılında karşısına beklenmedik bir fırsat çıkar. O zaman Atatürk, tarih tezini bilimsel temellere dayandırmak için Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’ni kurar. Kendisi de bir öğretmen okulu mezunu olan Afet İnan’ın çabalarıyla öğretmen okulu öğrencileri yeni kurulan bu okula devam imkanı verilir. Böylece Halil İnalcık’ın Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’ndeki günleri başlar. “O zamanlar Ekrem Akurgal, Sedat Alp Almanya’dan yeni dönmüş ve orada doçent olmuşlardı. Almanya’dan gelen en iyi profesörler hocalarımızdı. Aslında o zamana kadar benim aklımda tarih yoktu. Ben daha çok edebiyat, felsefe gibi alanlar istiyordum. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’ne ilk girdiğimde Sinolojiyi düşündüm. Fakat sonratarihimizin en önemli döneminin Osmanlı tarihi olduğunu gördüm. Osmanlı arşivlerinde milyonlarca vesika vardı ve ben en iyi işi burada yapabilirdim.” Üniversite eğitimi sırasında İnalcık, dönemin önde gelen isimlerinden dersler alır; bunlar arasında Fuad Köprülü, Şemsettin Günaltay, Muzaffer Göker, Yusuf Hikmet Bayur gibi isimler vardır. Ortaçağ tarihi derslerini aldığı Köprülü, İnalcık üzerinde büyük bir etki bırakır ve meslek yaşamı boyunca kendisine örnek olur. Halil İnalcık 1940 yılında mezun olduktan sonra Dil ve Tarih Coğrafya Faküytesi’nde kalır ve Yakınçağ Tarihi Bölümü’nde asistan olur. Buradaki akademik yaşantısı, 1972 yılına değin sürecektir. “Tanzimat ve Bulgar Meselesi” başlıklı doktora tezini iki yıl içinde tamamlar ve doktora payesini alır. İstanbul arşiv belgelerinden derleyerek hazırladığı bu çalışması Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlanır. Belgelere dayanarak hazırlanmış bu tez büyük ilgi uyandırır, öyle ki o sırada dekan olan Enver Ziya Karal’ı Bulgar elçiliğinden bir heyet ziyaret eder ve bu tezin Bulgar tarihine yaptığı katkılardan dolayı tebriklerini sunar. Bu da, İnalcık’ın ileride birçoklarının kabul edeceği tarafsız ve doğru tarih yazımı konusundaki hassaslığına bir örnek oluşturur. İnalcık, kendisi için en önemli uğraşının bilimsel araştırmacılık olduğunu belirtiyor. “Arşivlerde 1432 yılına, II. Murat devrine ait bir tımar defteri buldum. Bu, arşimizdeki en eski defterdir. Onu 1954’te neşrettim. Bu Arnavutluk’a ait bir defterdi ve Arnavutluk tarihine yönelik çok önemli sorunları çözmemize yardımcı oldu. Ben eğer şöhretli bir tarihçi olmuşsam, bunu Türk arşivlerine borçluyum. Bu arşivler çok mühim ve çok zengindir. Sosyal bilimlerle uğraşan Türk bilim adamları bu arşivler sayesinde önemli çalışmalar yapabilirler veTürkiye’nin sosyal bilimlerdeki başarısı bizi Fransa’nın yanına yerleştirir. Fakat zaman zaman arşivilerimizin yönetiminde anlaşılmaz bir düşünce hakim oluyor. Vesikaların tamamını alamayacağımız söyleniyor. Son olarak 1989 yılında defterlerin fotokopilerinin tam olarak çıkışı yasaklandı. Bugün bunların ancak üçte birini alabilirsiniz. Eskiden bu kural geçerli olsaydı ben Tanzimat ve Bulgar Meselesi başlıklı tezimi ortaya çıkaramazdım. Bu vesikaların açıklığı sayesinde bütün dünya çarpıtmalardan kurtulmuş hakiki tarihimizi öğrenecektir. Vaktiyle, Köprülü’nün dışişleri bakanı olduğu zamanlarda tam açıklık vardı. Macarlar kendileri ile ilgili defterlerin fotokopilerini aldılar ve Macarca’ya tercüme ettiler. Macarlar bugün kendi kayıtlarında Türkler aleyhine olan bölümleri düzeltiyorlar. Macar tarihini yalnızca Macar vesikaları ile yazarsanız çok düşmanca sonuçlara varırsınız, ama Türk vesikalarını da kullanırsanız daha dengeli bir tarih ortaya çıkar. Bunu böyle yapmamak bizi Türk tarihinin gerçeklerini öğrenmekten alıkoyar.” İnalcık bu kapalılığın sıkıntılarını çekmeye başlamış. Öyle ki 1950’li yıllardan beri sürdürmekte olduğu II. Mehmet zamanı Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihini incelemesi bu yüzden aksamaya uğramış. Halil İnalcık tarihçilik anlayışını Fransız Annales ekolu doğrultusunda tanımlar ve çalışmalarını temelde bu bağlamda sürdürür. Bunun en önemli örneğini 1977 yılında Fernand Braudel Araştırma Merkezi’nde Immanuel Wallerstein’ın düzenlediği uluslararası bir konferansta sunduğu bir bildiride görmek mümkündür. İnalcık bu bildiride Annales yönteminin Osmanlı ekonomik ve sosyal tarihine bakışta kökten değişiklikler getirebileceğinden nasıl yararlı olabileceğinden sözeder. UNESCO’nun çıkarmayı tasarladığı Dünya Tarihi adlı kitapta kendisine görev verilmesi, onun tarihçiliğine olan ulusyararası saygının bir işareti sayılabilir. “UNESCO 1950’lerde bir dünya tarihi kitabı çıkardı. Zaman içinde bu kitabın revizyondan geçirilerek yeniden neşredilmesi gündeme geldi. Ben kitap hakkında bir eleştiri yazdım, benim gibi başka insanlardan da tenkitler gelince UNESCO başkanı eski kitabı tamamen bir kenara bırakarak yenisinin yazılmasına karar verdi. Bunun 5. cildi’nin-ki 1500’den 1800’e kadar olan bir dönemi kapsıyor -editörlüğü bana ve Cambridge Üniversitesi’nden Prof. Peter Burke’e verildi. Biz bu tarihler arasındaki dünya tarihini aramısda ikiye ayırdık ve benim hisseme Türkiye, Ortadoğu, Afrika, Hindistan, Ortaasya düştü. Biz bu işe dokuz yıl önce başlamıştık, bu yıl bu cildin bütün yazıları tamamlandı.” “Türk tarihçilerine bir öneride bulunmak gerekirse diyebilirim ki daima belgelere sadık kalın. Eğer hakikatı ortaya çıkarırsanız bu daima bizim lehimizedir, çünkü bugüne değin tarihimiz hakkında yazılanların çoğu ya yalandır, ya çarpıtmadır. Eğer mübalağa yaparsanız kenidinizi kabul ettiremezsiniz, sizi ciddiye almazlar.” Halil İnalcık’ın iyi bir tarihçi olmasındaki en önemli nedenlerden biri de bildiği yabancı dillerdir şüphesiz. İngilizce, Almanca, Fransızca’yı çok iyi okuyabilen İnalcık, Arapça ve Farsça’yı da kullanabiliyor. Bir sözlük yardımıyla okuyabildiği diller arasına İtalyanca’yı da katabiliyor.Bu, kaynakları araştırmaları için kullanmamasına ve yabancı dillerde yayın yapmasına olanak sağlıyor. İnalcık sayıları yüzleriu geçen makale ve kitaplarıyla dünya tarihçiliğinde seçgin bir yer yapmıştır. Başarısının göstergeleri aldığı ödüllerin çok üzerinde. Bunlar arasında Rockfeller Vakfı, Türk Tanıtma Vakfı, ODTÜ Mustafa Parlar Vakfı, Sedat Simavi Vakfı, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Hizmet ödülleri sayılabilir. İnalcık’ın başarılarının bir başka göstergesi de aldığı fahri doktora payeleri. Boğaziçi, Uludağ, Selçuk, Atina, Kudüs İbrani ve Bükreş üniversitelerinden doktora payeleri onun başarısının uluslararası platformda da takdir edildiğini gösterir. İnalcık, 1986’da Amerikan Akademisi’ne, 1993’te British Academy’e üye seçilir ve böylece uluslararası alanda seçkin bir yer alan ilk tarihçimiz olur. İnalcık iyi bir araştırmacı olmasının yanında yetiştirdiği öğrencilerle de Türk tarihçiliğine değerli katkılarda bulunuyor. “Türk tarihçiliği gelişiyor. Geçmişte iki büyük üstad var: Fuad Köprülü, Ömer Lütfü Barkan. Bu iki usta Türk tarihçiliğine getirdikleriyle bir yön vermiştir. Bugün tarihimizi onların yolunda iyi inceleyebilmek için, Osmanlıca’ya hakim olmak, bunun yanında batı tarihçiliğini iyi izlemek gerekir. Bana, siz bütün kariyeriniz boyunca ne yaptınız diye sorarsanız şunu söyleyebilirim: Bütün çabalarım Türk tarihçiliğini modern tarihçilik düzeyine çıkarmaktır. Benim tarih anlayışım devletlerin tarihini ortaya çıkarmaktan ziyade halkın tarihini, halkın geçmişte nasıl yaşadığını, sosyal hayatını, ekonomisini, gündelik yaşantısını ve bunları belirleyen şartları ortaya çıkarmaktır. Bizim tarihçiliğimiz ise bu konulara yeni yeni ilgi duyuyor.” İnalcık, 1972’de otuz yıl ders okuttuğu Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nden emekli olunca, Chicago Üniversitesi tarih bölümüne davet edilir. Burada on beş öğrenci yetiştirdikten sonra 1986 yılında ikinci kez emekli olur. Öğrencilerinden on ikisi çeşitli Amerikan üniversitelerinde Osmanlı-Türk tarihi okutmaktadır. Bugün bu alanda bir İnalcık ekolünden sözedilmektedir. Halil İnalcık çok çeşitli üniversitelerde sürdürdüğü meslek yaşantısına 1993 yılından itibaren Bilkent Üniversitesi’nde devam ediyor. Bu üniversitede lisansüstü bir tarih bölümü kurmakta. “Burada yaptığım en önemli iş budur. Yeni bir görüşle geleceğin Türk tarihçileri yetişiyor. Dört uzmanla birlikte hazırladığı son eseri ‘An Economic and Social History of Ottoman Empire’ bugün dünya üniversitelerinde el kitabı haline gelmiştir. İnalcık bu eserle Osmanlı Türk tarihinin medeni yüzünü dünyaya tanıtmakla övünüyor. HABER İnalcıka fahri doktora Zaman 9 Mayıs 2001 Sofya Üniversitesi St. Kliment Ohridski Akademi Senatosu, dünya bilimine katkılarından dolayı Prof. Dr. Halil İnalcıka fahri doktora (Doctor Honories Causa) unvanı verilmesini kararlaştırdı. Bilkent Üniversitesi Osmanlı Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil İnalcıka, Sofya Üniversitesi tarafından layık görülen doktora unvanı, 5 Ekim 2001 tarihinde Sofyada düzenlenecek törenle verilecek.

Halil İnalcık Wikipedia «TIKLA»

Halil İnalcık (d. 7 Eylül 1916, İstanbul), Türk tarihçi.[2]İnalcık, aslen Kırım Tatarıdır.[3][4] Balıkesir Muallim Mektebi'ni tamamladı. 1935 yılında Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi Yeni Çağ Tarihi bölümünde yüksek öğrenimine başladı. 1942 yılında Tanzimat ve Bulgar Meselesi adlı doktora tezini verdi. Uzun yıllar aynı Fakültede Osmanlı ve Avrupa tarihi üzerine dersler verdikten sonra 1972 yılında Chicago Üniversitesi Tarih Bölümü'ne "Osmanlı Tarihi Üniversite Profesörü" olarak davet edildi.

Halil İnalcıkSözlük Yorumları «TIKLA»

    istatistik ortam radyo kayıt ol üye girişi
    kürt müsünüz testi2ekşi sözlük hayranlığı uludağ sözlüğü görene kadardersim de kürt olup ankara da türkçü olan lider3yaptığı her şeyin bilinmesini isteyen insan4charles darwintaş ve güzel uludağ yazarlarının twitter sayfaları7uzaylılar ve pokemonlar gerçekte yoktur6recep yılmaz2rusya da birden ortaya çıkan hayalet araba5kulüp rakısımaden suyukanlı 1 mayıs3çok düşünmekeskiden tipsiz olan kız arkadaşın taş olması622 nisan 2014 real madrid bayern münchen maçıkardeş payı7hasan meriçuludağ sözlük yazarlarının twitter sayfaları11meyveli sodakatliamlara ağlayıp sucuk yemekhayko cepkinadet kanıyla profiterol yapıp sevgiliye yedirmek3diş bakımı2asla asla demesuat gezgin20 nisan 2014 beşiktaş fenerbahçe maçı12kola5sigara yasağına uymayan yeri 155 polise bildirmek5yatakların 10 yıl sonra 2 kat ağırlaşmasıkadınlar kahvesimoonwalkuzaylıları acayip şekillerde düşünme yanılgısı2cyanogenmod3chiapasprotest sanayici başlığına yazmıyoruz kampanyasışimdi kapı çalsa gelmesi istenilen kişi7şaşırtan gerçeklerkürtçe ezan8osmanlı devleti15dünyada her gün türkiye kadar sıçılması4hannibal dizisindeki inanılmaz mantık hatasızam gelecek diye bin kolon sayısal oynamakherkesle arası iyi olan insan7yarın ölebiliriz meselasünnilerin aleviliği kendilerine hakaret sayması3rüyada sarı bıyık tarafından bıçaklanmak2hellouniversepolat vs raskolngül ün doğru dürüst cevap vermemesi7kelebekler nasıl beslenir sorunsalı3
    2 3 24 25 26 27 » if(window.sessionStorage){ var spEx = sessionStorage.getItem("sp"); var spNew = 1; if(spEx == spNew){ document.getElementById("index").scrollTop = sessionStorage.getItem("sideScrollPosition"); }else{ sessionStorage.setItem("sp", spNew); sessionStorage.setItem("sideScrollPosition", 0); } }else{ console.log("!") }
    ara halil inalcık
    2 3 4 »


Halil İnalcık Yorumlar

Yorumla